Sık Sorulan Sorular (SSS)

Toprak organik maddesinin toprak verimliliğine ve mineral gübrelerin bitki tarafından alınmasına etkisi var mıdır?

Toprağa karıştırılan bitkisel materyaller (anız-hasat artıkları) ve hayvan gübreleri (büyükbaş, küçükbaş, kümes hayvanı), bakteri ve mantarlar gibi toprakta bulunan mikroorganizmalar tarafından fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik yolla ayrışmaya uğratılarak toprakta tekrar kolayca parçalanmayan “hümüs” maddesini meydana getirirler. Bu toprağın gerçek ve devamlı organik maddesidir.

Toprağın organik maddesinin toprak verimliliğine etkisi ise üç ana maddede özetlenebilir:

Toprağın fiziksel özelliklerini düzeltir.

  • Toprağın su tutma ve havalanmasını sağlar.
  • Rüzgâr ve su erozyonunu önler.
  • Toprağın ısınmasını sağlar.

Toprağın kimyasal özelliklerini düzeltir.

  • Toprağın besin maddesi tutma kapasitesini artırır.
  • Toprakta besin elementi toksitesini azaltır.
  • Toprak tuzluluğunun azalmasına yardımcı olur.

Toprağın mikrobiyolojik faaliyetini artırır.

  • Toprağa verilen organik materyaller, topraktaki mikroorganizmalar için besin kaynağıdır. Aynı zamanda bu besin maddeleri toprağa geçer.
  • Topraktaki mikroorganizmaların artmasını sağlayarak, topraktaki yarayışsız besinler yararlı hale gelir.

Yapraktan gübrelemede nelere dikkat etmem gerekir?

  • Çok rüzgârlı havada yapraktan gübreleme yapmayın.
  • Yağmur öncesi gübreleme yapılmaz. Yağmurdan sonra tarlaya traktörle girilebiliyorsa yağmur sonrası gübreleme yapınız.
  • Fosforlu gübreleri kalsiyumlu ve sülfatlı gübrelerle karıştırmayınız.
  • Özellikle yaz aylarında gündüz saat 11:00-16:00 arası yapraktan gübreleme yapmayınız. Sabahları, akşamüzeri veya gece uygulama yapınız.
  • Yaprak gübresi için önerilen dozları aşmayınız (fazla gübre kullanmayınız).

Hayvan gübrelerinin iyi olgunlaşıp olgunlaşmadığını nasıl anlarım?

Bir kabın içine aldığınız hayvan gübresinden bir miktar koyun. Hafifçe nemlendirin. 8-10 gün sonra gübreden ot çıkıyorsa bu gübre iyi olgunlaşmamıştır. Hayvan gübresini aldığınız zaman gübre sıcak ise gübre iyi olgunlaşmamıştır. İyi olgunlaşmamış hayvan gübreleri toprağınıza sadece yabancı ot bulaştırmakla kalmayıp toprağınıza bazı hastalık ve zararlılar da bulaştırır.

Gübrelerin etki süresi ne kadardır?

Toprağa uygulanan gübrelerdeki bitki besin elementleri hatalı sulama ve aşırı yağışlarla topraktan yıkanarak bitki kök bölgesinden uzaklaşmadığı ve topraktaki diğer besin elementleri ile kimyasal bileşik meydana getirmediği sürece elverişli halde kalırlar. Bazı durumlarda bitki besin elementleri toprak kolloidleri (kil, humus gibi) tarafından tutularak geçici olarak alınamaz duruma geçebilirler.

Damla sulamada kullandığım Potasyum Nitrat ve %34 N Amonyum Nitrat gübrelerinin satışı yasaklandı. Bu gübrelerin yerine hangi gübreleri kullanabilirim?

Potasyum Nitrat yerine aynı miktarda suda kolay eriyebilen SOLUPOTAS veya %51 K2O ihtiva eden K-LEAF gübrelerini kullanabilirsiniz. Bu şekilde bitkinizin potasyum ihtiyacını tamamen karşılamış olursunuz. Ayrıca, fosforlu gübre olarak MAP yerine MKP gübresi kullanırsanız hem fosfor hem de potasyum vermiş olursunuz.

%34 Amonyum Nitrat yerine geçen bir gübre yoktur. Ancak, Amonyum Nitrat ile verdiğiniz azot miktarı kadar azotu üre ve Amonyum Sülfat gübreleri kullanmak suretiyle karşılamak mümkündür. Bir kg %34 N Amonyum Nitrat yerine 750 gr üre veya 1.6 kg Amonyum Sülfat kullanabilirsiniz. Bunun yerine kullandığınız her bir kg %34 N Amonyum Nitrat yerine 1 kg %21 N Amonyum Sülfat ve 300 gr üreyi birlikte kullanmak gübreleme bakımından daha doğrudur.

Ancak, topraksız ortam tekniği ile yapılan yetiştiricilikte (harç materyali veya su) üre gübresi kullanılmaz. Örnek olarak bir sulamada dekara 5 kg %34 N Amonyum Nitrat kullandığınızı farz edelim. Bunun yerine 5 kg Amonyum Sülfat ve 1,5 kg üreyi birlikte kullanmanız durumunda %34 N Amonyum Nitrat gübresi kadar azotu toprağa vermiş olursunuz. Daha önce kullandığınız Amonyum Nitrat miktarına göre örnekte yapıldığı gibi hesaplama yaparak azot ihtiyacını doğru olarak hesaplayabilirsiniz.

Yeşil gübreleme nedir, nasıl yapılır ve yararları nelerdir?

Tek yıllık tarımsal üretimde tarlanın boş olduğu dönemlerde (nadasa bırakma, 3-4 aylık dinlendirme) veya çok yıllık bitkilerde (bağ-zeytin-meyvecilik) özellikle fidan çağında sıra aralarında toprağa organik madde kazandırmak amacı ile yetiştirilen bitkilere yeşil gübre bitkisi ve bu bitkilerin toprağa karıştırılmasına (devrilmesine) yeşil gübreleme denir.

Yeşil gübre bitkileri aşağıdaki özelliklere sahip olmalıdır:

  • Kısa gelişme süresi içinde birim alana yüksek düzeyde organik madde kazandırmalıdır.
  • Hastalık ve zararlıları barındıran (konukçu) bitki olmamalıdır.
  • Kök sistemi, esas bitkinin kök derinliğinden daha derinde beslenen kök derinliğine sahip olmalıdır.
  • Havanın azotundan yararlanabilme özelliğine (baklagil) sahip olması tercih nedenidir.
  • Toprağa karıştırıldığında toprakta kısa sürede ve kolay ayrışabilmelidir.
  • Yeşil gübre bitkisinin C/N oranı dar (küçük) olmalıdır.

Yeşil gübrelemenin yararları:

  • Yeşil gübre bitkisinin başlıca yararı, toprağı organik maddece zenginleştirir.
  • Esas bitkinin kök derinliğinden farklı derinlikten beslendiği için, toprağa karıştırıldığında toprağı besin   maddelerince zenginleştirir. Özellikle toprağa verilmeyen mikro besin elementlerince zenginleştirir.
  • Toprağın su tutma ve havalanma kapasitesini dengeler.
  • Toprağın besin maddesi tutma kapasitesini arttırır.
  • Toprağın daha kolay ısınmasını sağlar.
  • Toprakta kaymak tabakası oluşumu önler.
  • Toprak tuzlanmasının azalmasına neden olur.
  • Toprak erozyonunu engeller.

Yeşil gübre bitkileri (fiğ, korunga, yabani bakla gibi baklagillerin yanında arpa  ve benzeri bitkiler) genellikle sonbahar aylarında hiç kimyasal gübre uygulamadan ekimi yapılır ve ilkbahar başlangıcında çiçeklenme dönemlerinin ortasında parçalanarak toprağa karıştırılır. Birkaç yıl arka arkaya yapılan yeşil gübreleme ile toprağın verimlilik gücü artar ve birim alandan daha yüksek ürün alınır. Yeşil gübreleme yapılan tarlalarda ve meyve bahçelerinde mineral gübrelemenin olumlu etkisi daha çok görülmektedir.

Toprak organik maddesinin toprak verimliliğine ve mineral gübrelerin bitki tarafından alınmasına etkisi var mıdır?

Toprağa karıştırılan bitkisel materyaller (anız-hasat artıkları) ve hayvan gübreleri (büyükbaş, küçükbaş, kümes hayvanı), bakteri ve mantarlar gibi toprakta bulunan mikroorganizmalar tarafından fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik yolla ayrışmaya uğratılarak toprakta tekrar kolayca parçalanmayan “hümüs” maddesini meydana getirirler. Bu toprağın gerçek ve devamlı organik maddesidir.

Toprağın organik maddesinin toprak verimliliğine etkisi ise üç ana maddede özetlenebilir:

Toprağın fiziksel özelliklerini düzeltir.

  • Toprağın su tutma ve havalanmasını sağlar.
  • Rüzgâr ve su erozyonunu önler.
  • Toprağın ısınmasını sağlar.

Toprağın kimyasal özelliklerini düzeltir.

  • Toprağın besin maddesi tutma kapasitesini artırır.
  • Toprakta besin elementi toksitesini azaltır.
  • Toprak tuzluluğunun azalmasına yardımcı olur.

Toprağın mikrobiyolojik faaliyetini artırır.

  • Toprağa verilen organik materyaller, topraktaki mikroorganizmalar için besin kaynağıdır. Aynı zamanda bu besin maddeleri toprağa geçer.
  • Topraktaki mikroorganizmaların artmasını sağlayarak, topraktaki yarayışsız besinler yararlı hale gelir.

Kiraz-Erik-Şeftali bahçem var. Meyve hasadım tamamlandı. Ağaçları sulamaya devam ediyorum. Hasattan sonra ağaçlara gübre vermem gerekir mi?

Yaprağını döken meyve ağaçlarında hasat sonrası, içinde azot bulunmayan veya çok az düzeyde azot ihtiva eden fosforlu ve potasyumlu gübreler verilebilir. Hasat sonrası fosforlu ve potasyumlu gübre uygulamaları ağaçların kış soğuklarına dayanıklığının ve meyve tutumunun artmasını sağlar.

Ağaçlarınızın sulama yöntemi olarak damla sulama kullanıyorsanız, dekara 6-8 kg kadar MKP gübresi 2-3 sulamaya bölünerek hasat sonrası uygulanabilir. Tava-karık usulü sulama yapıyorsanız, ilk sulamadan önce sulama tavası içine (gövdeden uzağa) 6-8 kg MKP (%52 P2O5+%34 K2O) gübresi dekardaki ağaç adedine bölünerek uygulanır ve sulama yapılır. Topraktan uygulama imkânı yok ise hasat sonrası ile yaprak dökümü öncesi arasında 100 litre suda 1 kg MKP+100 gr Çinko Sülfat + 100 gr Bonile Asit + yayıcı yapıştırıcı ile 10-15 gün ara ile 2-3 kez yapraktan gübreleme yapabilirsiniz.

Taş çekirdekli meyvelerde (kiraz-kayısı-erik-şeftali) hasat sonrası gübreleme nasıl yapılır?

Özellikle erken hasat yapılan taş çekirdekli meyve ağaçlarında hasattan yaprak dökümüne kadar geçen süre oldukça uzundur. Sürgünlerde gelecek yıl için, meyve gözlerinin oluşumu ve kuvvetli meyve gözü meydana gelmesi ve sürgünlerin kış soğuklarına dayanıklılığının artması için hasattan, yaprak dökümünün başlamasından bir ay öncesine kadar geçen süre içinde ağaçların yaşına ve verim durumuna göre gübreleme yapmak gerekir. İster damla sulama ile isterse klasik sulama yöntemi ile sulama yapılsın, taş çekirdekli meyve ağaçlarının hasat sonrası gübrelenmesi ağacın gelişmesini ve bir sonraki yıla kuvvetli girmesini sağlar.

Klasik sulama ile sulanan ağaçların taç izdüşümüne, içinde azot olmayan veya çok az olan fosforlu ve potasyumlu gübreler verilmesi yararlı olacaktır. Uygulanan gübreler, kökleri kesmeyecek kadar bir derinliğe karıştırılmalı ve arkadan sulama yapılmalıdır.

Damla sulama ile yapılan sulamalarda ise uygulanacak gübreler, sulama adedine bölünerek uygulanır. Ülkemiz topraklarında genellikle çinkonun eksik olması ve toprak pH değerinin de yüksek olması nedeni ile dekara ortalama 1 kg çinko sülfat gelecek şekilde uygulanmalı ve bu diğer gübrelerle birlikte verilmelidir.

Toprak analiz sonuçlarını Toros Tarım ile paylaşarak, dekara veya ağaç başına verilmesi gereken hasat sonrası gübre çeşitleri ve miktarları konusunda gübre tavsiyesi isteyebilirsiniz. Ağaçların yaşı, çeşidi, dikim mesafesi (bodur-yarı bodur) ve sulama yönteminizi bildirerek bir gübreleme programı oluşturmak için ise Toros bayiniz ile görüşünüz.

Tarla ve bahçelere yığın (küme) halinde uzun süre bırakılan hayvan gübrelerinin yararı olur mu?

Ülkemizin hemen her yöresinde üreticiler genelde ahırlarından çıkardıkları iyi yanmamış hayvan gübrelerini küçük yığınlar halinde tarlanın çeşitli yerlerine bırakıp birkaç ay toprağa karıştırmadan bekletmektedirler. Toprak işleme zamanı gelince bu gübreler tarlanın yüzeyine serilerek toprağa karıştırılmaktadır. Toprağa karıştırılmadan birkaç ay açıkta kalan gübreler havadaki gazların etkisiyle parçalanmaya uğrayarak özellikle azot bakımından fakirleşir. Yığındaki organik gübrenin yapısındaki azotlu bileşikler, mikroorganizmaların enzim reaksiyonları sonucu amonyağa (NH3) kadar dönüşür ve gaz halinde havaya karışır. Dolayısıyla tarlada yığın halinde bırakılan gübre özellikle azot bakımından fakirleşir ve toprağa fazla bir faydası dokunmaz. Bunun için tarlaya getirilen hayvan gübreleri birkaç gün içinde toprağa karıştırılmalıdır.

Toprak altı (taban) gübre kullanmadan buğdaydan yeterli ürün alınabilir mi?

Ülkemizde temel gıda ürünlerimizin başında gelen buğday bitkisinde, bir dekardan alınan ürün miktarı ve ürünün kalitesi, üretici kazancı bakımından olduğu kadar ülkemiz ekonomisi bakımından da çok önemlidir. Ü2007 - 2008 buğday üretim döneminde, ülkemizde yağış yetersizliği (kuraklık) nedeni ile buğday veriminde büyük azalma meydana gelmiştir. Ülkemizde yıldan yıla değişmekle birlikte ortalama 10 milyon hektarlık alanda buğday yetiştiriciliği yapılmaktadır. Bir yıl önce yaşanan kuraklığı dikkate alan bazı üreticiler, 2008 - 2009 buğday yetiştirme dönemi başlangıcında, gübre fiyatlarında beklenmedik değişimler nedeni ile toprak altı (taban) gübre kullanmadan veya çok az düzeyde taban gübre uygulayarak buğday ekimi yapmışlardır.

2008 - 2009 üretim sezonunda, yağışların beklentilerin aksine yeterli düzeyde olması nedeniyle, taban gübresi kullanmayan üreticiler taban gübre eksikliğini yaprak gübresi kullanarak telafi etmeye çalışmışlardır. Ancak yapraktan gübreleme hiçbir zaman toprak uygulamasının eksikliğini karşılamaz.

Taban gübresi kullanmayan bir kısım üreticiler ise sadece bir defa üst gübre kullanarak yeterli ürün almaya çalışmışlardır. Buğday üreticilerinin bu davranışlarını öğrenen TOROS Tarım 2008 - 2009 buğday üretim sezonunda üreticilere doğru bilgi vermek amacı ile "Taban gübresiz - Taban gübreli buğday denemesi" kurmuştur. Deneme Aydın ili Söke ovasında Durmuş NİZAM adlı üretici tarlasında yapılmıştır. TOROS'un planladığı bu çalışma Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü ile birlikte yürütülmüştür. Denemenin yapıldığı tarlada civar köy çiftçilerinin de gübresiz ve gübreli parsellerde farkı görebilmeleri için parsel büyüklükleri 10 dekar olarak belirlenmiş ve toplam 50 dekarlık alanda deneme yürütülmüştür. Denemeye uygulanan taban ve üst gübre çeşit miktarları ile elde edilen ürün miktarı aşağıdaki tabloda verilmiştir: 

                                                                                                                                                                       Taban Gübre kg/dekar Üst Gübre kg/dekar (Kardeşlenmede) Üst Gübre kg/dekar (Sapa Kalkmada) Dane Verimi kg/dekar Oransal Ürün Artışı

Gübresiz Verilmedi Verilmedi 200 -

Gübresiz CAN 15 kg Verilmedi 393 100

DAP (18 kg) CAN 15 kg %33 N AN 15 kg 557 141,7

20-20-0 (20 kg) CAN 15 kg %33 N AN 15 kg 619 157,5

20-20-0 (35 kg) CAN 15 kg %33 N AN 15 kg 751 191,1

2008 - 2009 üretim yılı sonbahar ve ilkbahar yağışlarının düzenli ve yeterli olması taban gübre ve üst gübre uygulanan parsellerde verimin beklenenin üstünde gerçekleşmesine neden olmuştur. Taban ve üst gübre verilmeyen parsel verimi bir yana bırakılacak olursa taban ve üst gübreyi yeterli miktarda kullanmak verimde %90 kadar bir artış sağlamıştır. Verimin yanında dane örneklerinde yapılmakta olan kalite analizlerinde de gübrelemenin olumlu etkisi görülecektir. Bu konuda bilgiler elde edildikçe sonuçlar verilecektir. 

Buğday bitkisi ile yapmış olduğumuz bir araştırmanın sonuçlarını sizlerle paylaşmak istedik. Bu bülteni okuduğunuzda elde edeceğiniz bilgileri gübre verdiğiniz üreticilerle paylaşacağınızdan eminiz. TOROS Tarım olarak bilime inanmış olan kuruluşumuz 2007 - 2008 üretim yılında yaşanan kuraklık ve düzensiz yağış nedeni ile özellikle buğday, arpa, yulaf, çavdar yetiştiriciliğinde verim düşüklüğünü yakından takip etmiştir. 2008 - 2009 yılında da aynı kuraklığın yaşanacağını var sayan üreticiler buğday ekim zamanında toprak altı gübrelerde meydana gelen beklenmedik fiyat yükselişleri ile taban (toprak altı) gübre kullanımında tereddüte düşmüşlerdir. Bir kısım üreticiler taban gübre kullanmadan ekim yapmış  bir kısmı taban gübre eksikliğini yapraktan gübreleme ile karşılamaya çalışmış ve bir kısmı da sadece bir üst gübre kullanarak bu üretim döneminde yeterli ürün almaya çalışmıştır. Ancak taban gübre kullanmayan üreticilerin verim ve kalitelerinde büyük düşüşler görülmüştür.

2008 - 2009 buğday üretim döneminde yaşanacak bu durumu öngören TOROS Tarım, taban gübresiz - taban gübreli buğday denemesi kurmuştur. Deneme Aydın ili Söke ovasında Durmuş NİZAM adlı çiftçinin 50 dekarlık tarlasında yapılmıştır. Deneme parsellerinin her biri 10 dekar büyüklüğündedir. Tabandan ve üstten uygulanan gübre miktar ve çeşitleri aşağıda tablo halinde verilmiştir. tablodan görebileceğiniz gibi hiç gübre kullanılmayan ve sadece bir kez üst gübre kullanılan parsellerden alınan ürün miktarı çok az durumdadır.                                                                                                                                                                                                    

Taban Gübre kg/dekar Üst Gübre kg/dekar (Kardeşlenmede) Üst Gübre kg/dekar (Sapa Kalkmada) Dane Verimi kg/dekar

Gübresiz Verilmedi Verilmedi 200

Gübresiz CAN 15 Verilmedi 393

DAP (18 kg) CAN 15 %33 N AN 15 557

20-20-0 (20 kg) CAN 15 %33 N AN 15 619

20-20-0 (35 kg) CAN 15 %33 N AN 15 751

Taban ve üst gübre verilmeyen parseldeki çok düşük verim miktarı bir yana (Taban gübre kullanmayanlar genellikle bir üst gübre kullanmışlardır.) sadece bir üst gübrelemeye oranla taban gübre ve iki kez üst gübre uygulaması %40 - 90 oranında daha yüksek verim oluşturmuştur.

Taban gübrelemenin sadece dekardan alınan ürün miktarına etkisinin yanında kaliteye de etkisi vardır. Gübrelemenin danedeki gluten miktarına etkisi ve diğer kalite özelliklerine etkisi konusunda çalışmalar devam etmektedir.

Siz bayilerimizin, önümüzdeki üretim yılında buğday üreticilerinin taban gübre kullanımı hususunda gerekli uyarıları yapacağınızdan eminiz. Ülkemizde yıldan yıla değişmekle birlikte 10 milyon hektar kadar buğday ekimi yapılmaktadır. Yeterli yağış ve gübreleme ile verimde sağlanacak %20 - 25'lik bir artış buğday rekoltemizde 4 - 5 milyon ton fazla buğday üretmemizi sağlayacaktır. TOROS Tarım olarak birçok yerde yaptığımız çalışmalarda üreticileri gübreleme konusunda eğitmekteyiz. Bunun yanında sizlerin kanalı ile üreticilerimizin aydınlatılmasını yararlı gördük. Üreticilerimizin doğru ve dengeli gübre kullanımı için toprak analizine dayalı gübre kullanımı konusunda TOROS Tarım her zaman üreticilerin yanındadır.

Azotlu gübrenin gereğinden fazla kullanılması buğday ve arpada hangi olumsuzlukları meydana getirir?

Buğday ve arpada verim miktarını artırmanın en etkili araçlarından biri olan azotlu gübrenin gereğinden fazla kullanılması veya traktör dönüşlerinde gübre saçıcıyı kapatmadan aynı yerde birkaç kez dönülmesi durumunda tarlada yer yer yanmalar oluşur. Bu durum özellikle yağışın az olduğu yıllarda daha çok görülür. Çünkü azotlu gübre, bitkinin toprak üstü kısmının hızlı ve gereğinden fazla büyümesini sağlar. Yeterli yağış düşmediği takdirde, toprakta zaten az miktarda bulunan su kısa sürede tükenir. Bitki susuz kaldığı için gereğinden fazla gübrelenen buğday ve arpalar sararıp kurur. Halk arasında bu duruma “buğday-arpa yanması” denir. Buğdaygillerde kullanılacak azotlu gübre miktarını ve gübreleme zamanını yağış durumuna göre ayarlamak gerekir.

Yağışı çok olan yıllarda bağ, şeftali ve kiraz ağaçlarında yapraklar çok sararıyor. Sebebi nedir ve nasıl düzeltebilirim?

Toprağınızın yapısı killi (ağır) ise ve drenajı iyi değil ise toprakta taban suyu seviyesi yükselir ve toprak havalanması azalır. Toprak havalanmasının azalması toprak havasındaki oksijen miktarının azalmasına neden olur. Aşırı yağış ile toprağa geçen su iyi bir erikten (çözgen) olduğu için kireçli topraklarda kirecin bir kısmı eriyerek toprak suyunda bikarbonat (HCO3) miktarını arttırır. Toprakta daha önce yarayışlı formda olan alınabilir demirin bir kısmı bikarbonat ile birleşerek geçici olarak alınamaz hale dönüşür. Bu durum bitkinin genç yapraklarının sararmasına neden olur. Özellikle kış ve ilkbahar yağışlarının çok olduğu yıllarda demir noksanlığının daha çok görülmesinin bir sebebi de budur. Bunu düzeltmenin bir yolu bahçe de belirli aralıklarla ağacın kılcal kök derinliği kadar drenaj kanalı açıp taban suyu seviyesinin azaltılması ve diğer bir yolu da toprak pH değeri yüksek ise kükürt uygulayarak toprak pH değerinin azaltılarak fazla suyun aşağılara drene olmasına yardımcı olmaktır. Ayrıca toprağa % 6 demir (iz) içeren Fe-EDDHA uygulayarak (ağaç büyüklüğüne göre 50 – 100 gr) veya yapraktan % 13 demir (Fe) içeren Fe-EDTA ile yapraktan gübre vererek demir noksanlığını giderebilirsiniz. Toprak kireçli ve pH değeri yüksek ise toprağa halk arasında karaboya (şıbılık) adı verilen demir sülfat (FeSO4.7H2O) uygulamak kesinlikle demir noksanlığını gidermez.

10 yaşındaki kiraz bahçemde damla sulama sistemi ile gübreleme yapıyorum. Kiraz hasadından sonra sulamaya devam ediyorum. Bu dönemde gübreleme yapmam gerekir mi?

Yaprağını döken meyve türlerinde hasatla başlayıp yaprak dökülmesinden bir ay öncesine kadar uzanan dönemde yapılan sulama ürün verimliliği açısından büyük öneme sahiptir. Sürgünlerin kışa dayanıklı girmesi, yeni meydana gelecek sürgünlerde meyve gözü adedinin artması ve tutumunun yüksek olması için ağaçların bu dönemde fosfor, potasyum, çinko ve bor ile gübrelenmesinde yarar vardır. 10 yaşındaki kiraz ağacı için, içinde fosfor ve potasyum bulunan MKP (Mono Potasyum Fosfat) gübresinden ağaç başına 100-150 g, Çinko Sülfat'tan 25 g ve Borik Asit’ten 10-15 g vermeniz yeterli olur. Ağaç başına verilmesi gereken miktar ile ağaç adedini çarparak bahçeye verilmesi gereken toplam gübreyi hesaplayabilirsiniz. Bahçenin ihtiyacı olan gübreyi hasattan sonra yapacağınız sulama adedine bölerek, her sulamada eşit miktarda gübre vermek suretiyle uygulayabilirsiniz. Bunun yerine 100 litre suda 500-750 g MKP + 100 g Çinko Sülfat + 50 g Borik Asit + Yapıştırıcı katarak 10-15 gün ara ile yapraktan gübreleme de yapabilirsiniz.

Aşırı yağışlardan sonra buğday veya diğer bitkilerin yetiştirildiği tarlalarda göllenme ve bitkilerde sararma meydana gelmektedir. Bu sararmalar düzeltilebilir mi?

Ağır yapılı (killi) tarla toprağı şayet tesviye edilmezse aşırı yağışlardan sonra su birikmelerinin yaşanması doğaldır. Dolayısıyla tesviyeye önem veriniz. Bununla birlikte tarlanın eğimine paralel olarak toprağın bünyesine (kil miktarına) ve yetiştireceğiniz bitkinin özellikle kılcal kök derinliğine göre drenaj kanalı açıp su birikmesini önleyebilirsiniz. Aksi takdirde su altında kalan kısımlardaki bitki kökleri hava (oksijen) alamaz. Tabiatıyla, kökleri oksijen alamayan bitkiler sararmaya başlar. Su birikmesi özellikle nitrat azotu gibi besin elementlerinin topraktan yıkanarak bitkinin kök bölgesinden uzaklaşmasına neden olur. Benzer durum meyve ağaçlarında (şeftali, bağ, turunçgiller) ilkbahar aylarında sürgün ucundaki yaprakların sararması ile de ortaya çıkar. Bu sararma suyun drenajla akıtılmasından sonra düzelir. Özellikle aşırı yağışlı geçen yıllarda bu olay çok sık görülür. Su göllenmesi kısa süreli olmuş ise (5-10 gün), göllenme çekilince bu kısımlardaki bitkilere yapraktan gübre vermek sureti ile gelişmelerini teşvik etmek gerekir.

Pamuk tarlamda sulama yaptıktan sonra kuruyan toprak yüzeyinde beyazlaşma meydana geliyor. Bu nedir ve zararı var mıdır?

Çeşitli tarlalarda aşırı ve hatalı sulamadan sonra toprak yüzeyinde beyazlaşmalar görülmektedir. Bu durumun adı, “toprakta tuzlanma” olayıdır. Pamuk tarlalarında tuzlanmayı önlemenin birinci yolu, pamuğun gelişme döneminde ihtiyaç duyduğu suyu, miktarını artırmadan 3-5 seferde vermektir. Gölleme şeklinde ve az sayıda yapılan sulamalarda, toprağın 1-1,5 m. kadar derinliğine su inmektedir. Toprağın o derinliğinde bulunan tuzlar, sulama suyunda eriyerek buharlaşma ile birlikte toprak yüzeyine çıkmaktadır. Tuzlanmanın olduğu yörelerde sırta ekim yapmak daha yararlıdır. Ayrıca, potasyumlu gübreler tuzluluğun etkisini azaltabilmektedirler. Bu nedenle hafif tuzlanma olan yörelerde potasyumlu gübre kullanmak fayda sağlayacaktır.

Normal olarak sulama suyunun kalitesi iyi ve tuzluluğu az veya yok ise sık sulama yapmak sureti ile toprakta tuzlanma oluşmaz. Toprakta tuzlanma meydana gelmiş ise en yakın tarımsal araştırma enstitüsüne ve ziraat fakültesine müracaat etmek sureti ile toprak tuzluluğunu azaltıcı uygulamalar ile toprak ıslahı yapmak gerekebilir.

Tuzlanmanın bir nedeni de suyun kıt olduğu dönemde drenaj sularının kullanılmasıdır. Drenaj kanallarında bulunan suyun sulama suyu olarak kesinlikle kullanılmaması gerekmektedir.

Sadece hayvan gübresi kullanarak meyve bahçesinden ve sebze tarımından yüksek verim alınabilir mi?

Hayvan gübrelerinin yapısında bulunan besin maddesi miktarları kimyasal gübrelere oranla çok azdır. Aşağıda verilen çizelgeden de görülebileceği gibi 1 ton iyi yanmış ve çok kuru sığır gübresinin azot miktarı 10 kg kadar % 33 N Amonyum Nitrat gübresinin azot miktarına eşittir. Ancak, hayvan gübrelerinin yapısında sadece azot bulunmayıp, fosfor, potasyum, kalsiyum, magnezyum ve mikro besin elementlerinden demir, bakır, çinko, mangan ve bor’ da bulunmaktadır. Diğer bir ifade ile hayvan gübreleri çok besinli kompoze gübreler gibidir, ancak besin maddesi miktarı ise kimyasal gübrelere oranla çok azdır.

Cinsi

100 kg kuru ağırlıkta

% N

% P2O5

% K2O

% Ca

% Mg

Sığır

0.4 – 0.6

0.3 – 0.4

0.6 – 0.7

0.4 – 0.5

0.1 – 0.2

Koyun – Keçi

0.6 – 0.9

0.4 – 0.6

0.7 – 1.0

0.5 – 0.6

0.2 – 0.3

Tavuk

2.0 – 3.0

1.5 – 2.5

2.0 – 3.0

0.5 – 1.5

0.2 – 0.3

Hayvan gübrelerinin esas kullanım amacı bitkilerin besin elementi ihtiyacını karşılamak için olmayıp toprağın fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik özelliklerini düzeltmek içindir. Hayvan gübreleri toprakların su tutma ve havalanma özelliğini dengeye getirir. Ayrıca toprakların besin maddesi tutma kapasitesini yükseltir.

Özetle, yukarıda verilen açıklamalardan da anlaşılabileceği gibi tek başına hayvan gübresi kullanılması yüksek ürün elde etmeye yetmez, yanında mutlaka toprak analizine dayalı olarak kimyasal gübre kullanmak gerekir.

CAN Gübresi'nin toprak ph değeri ve kireç miktarı üzerine etkisi var mıdır?

Bazı kişiler, bu konuyu detaylı bir şekilde incelemedikleri için hatalı bilgiler vermekte, %26 azot (N) ihtiva eden CAN26 (kalsiyum amonyum nitrat) veya diğer bir ismi ile %26’lık amonyum nitrat gübrelerinin kireç içerdiği için toprağı kireçlendirdiği ve toprak pH değerini yükselttiğini ifade etmektedirler. Bu tamamen yanlıştır.

CAN26 gübresinin toprağı kireçlendirmediğini sizlere basit bir hesaplama ile izah edelim.

Bir dekarda 1.000 m2 alan vardır. Buğday gibi yüzeysel köklü bitkilerin kökleri 20 cm derinlikteki bölgeden beslenirler. Bu kalınlıktaki 1 dekarlık alanda 200 m3 (1.000 m2 x 0,2 m = 200 m3) toprak vardır. Orta bünyeli bir toprağın 1 m3’ ünün ağırlığı 1,25 ton’dur. Bir dekarda 250 ton (200 x 1,25 = 250) toprak var demektir.

Topraktaki kireç (CaCO3) miktarı analiz sonucuna göre %2,5’den daha az ise o toprak az kireçli toprak olarak tanımlanmaktadır. Bunun anlamı, 250 ton toprağın %2,5’i kireç ise toprakta 6,25 ton (6.250 kg) kireç vardır demektir. Bu miktarda kireç ihtiva eden 0 - 20 cm kalınlıktaki tarla toprağında 6.250 kg kireç olmasına rağmen “az kireçli” olarak ifade edilmektedir.

CAN26 gübresinde ortalama %25 oranında kireç bulunmaktadır. Amonyum nitrat gübrelerine kireç eklenmesinin iki sebebi vardır; Kireç gibi etkisiz (inert) bir dolgu maddesi ilave ederek amonyum nitrat gübresinin tehlike potansiyelini ortadan kaldırmak ve gübrenin fiziki kalitesini yükseltmek.

Buğday tarımında dekara 20 kg CAN26 gübresi verildiğinde, dekara 5 kg kadar kireç verilmiş olur. Gübre ile toprağa verilen kireç, topraktaki en az kireç ile birlikte 6.255 kg olur. Daha önce 6.250 kg kireç ihtiva eden toprağı “az kireçli” diye ifade ediyorduk. 6.255 kg olunca bu toprak çok kireçli olmaz. 

Kökleri daha derine giden bitkilerde (bağ, zeytin, meyve bahçesi) kök derinliğini 40 cm kabul edersek 40 cm kalınlıkta 12.500 kg (12,5 ton) kireç var demektir. Topraktaki kireç 40 cm derinlikte 12.500 kg yerine 12.505 kg olunca o toprak kireçli toprak olmaz. Buğday tarımında ortalama 300 – 400 kg ürün ile dekardan en az 2 kg kalsiyum (Ca) kaldırılır. 2 kg kalsiyum 5 kg kirecin (CaCO3) suda tamamen erimesinden meydana gelir. Bunun anlamı, toprağa CAN26 gübresi ile verilen kireç miktarı kadar kirecin kalsiyumu bitkiler tarafından topraktan alınmasıdır. Üst gübreleme ile verilen CAN26 gübresindeki kirecin kalsiyumu kadar kalsiyum, bitkiler tarafından alındığı için toprakta kireç artışı meydana gelmez. 

CAN26 ile ilave edilen kirecin toprağın pH değerini yükselttiği hususuna gelince.

CAN26 gübresi suda eridiği zaman bir tane (+) elektrik yüklü amonyum (NH4) ve bir tane (–) elektrik yüklü nitrat (NO3) iyonu meydana getirdiği ve her iki azot formu bitki tarafından alındığı için toprak pH’sı değişmez.

Topraktaki kireç veya gübre ile verilen kireç, toprakta kireç olarak kaldığı sürece pH üzerinde etkisi olmayacağından bitkiye zararı yoktur. Aşağıdaki kimyasal formülden de görüleceği gibi topraktaki kireç suda tamamen eridiği (çözündüğü) zaman toprağa kalsiyum (Ca), karbonat (CO3) veya bikarbonat (HCO3) geçer. Toprağın pH değerine etki eden kirecin ayrışmasından açığa çıkan kalsiyum aynı zamanda önemli bir bitki besinidir. Bitkiler kalsiyumu, azot ve potasyumdan sonra en çok topraktan alır ve bir kısmı da toprakta kalır. Toprakta kalan kalsiyum, toprağın fiziksel yapısını düzelterek bitki köklerinin toprakta geniş bir şekilde yayılmasını sağlar. Toprakta kalan karbonat ve bikarbonat bitki beslenmesi bakımından problem yaratır. Ancak 1 kg kirecin eriyip kalsiyum (Ca), karbonat (CO3) ve bikarbonat  (HCO3) haline gelebilmesi için 66 – 100 ton suya ihtiyaç vardır. Bunun anlamı, tarım topraklarında kirecin eriyip kalsiyum ve karbonat haline gelmesi çok yavaş ve zor olur.                 

Bu erime hızlı ve kolay olsaydı binlerce yıldır yağan yağmur suyu ile toprakta kireç diye bir madde kalmamış olurdu

Değerli üreticiler, buraya kadar yapılan açıklamalardan görüleceği gibi CAN26 gübresindeki amonyum nitratın tehlike potansiyelini önlemek ve ürünün fiziki kalitesini artırmak amacı ile   gübreye ilave edilen kireç, toprağın kireç miktarını arttırmaz ve toprak pH değerini yükseltmez. 

CAN gübresi torbalarında Kalsiyum Amonyum Nitrat yazmasının sebebi ise Uluslar arası bir gübre olduğu için İngilizce adının “Calcium Ammonium Nitrate” şeklinde olmasındandır. İngilizce olan bu üç kelimenin baş harfleri alınarak üretmiş olduğumuz gübreye “CAN” ismi verilmiştir.

Amonyum Sülfat Gübresi'nde % 21 azot (N) vardır. Geriye kalan % 79 nedir?

Üreticilerin şeker gübre diye adlandırdığı Amonyum Sülfat gübresinin kimyasal formülü (NH4)2SO4 şeklindedir. Bu formüldeki elementler aşağıdaki şekilde incelendiğinde elementlerin formüldeki miktarı ve atom ağırlıkları dikkate alındığında Amonyum Sülfat gübresinde azotun % 21 olduğu görülecektir.                                                                                                                                                                          

Element İsmi Simgesi Adedi Atom ağırlığı Formüldeki Miktarı Gübredeki % Miktarı

Azot N 2 14 28 21,22

Hidrojen H 8 1 8 6,06

Kükürt S 1 32 32 24,24

Oksijen O 4 16 64 48,48

Amonyum Sülfat gübresinde etkili madde olarak % 21 oranında azot (N), % 6 oranında hidrojen (H), % 24 oranında kükürt (S) ve % 48-49 oranında oksijen (O) bulunmaktadır. Bu hesaplamada da görülebileceği gibi Amonyum Sülfat gübresinde % 21 azot (N) bulunurken % 79 oranında diğer besin elementleri bulunmaktadır. Bu durum tüm diğer gübreler için geçerlidir. Üreticiler sadece azot (N)’ u dikkate aldığı ve diğer besin elementlerini bitki besini olarak bilmediği için bu soruyu sormaktadır.

Gübrelerdeki etkili madde miktarları nedir?

Dünyada en çok kullanılan gübrelerdeki azot miktarı % N, fosfor miktarı % P2O5 ve potasyum miktarı % K2O şeklinde ifade edilmektedir. Gübrelerin bünyesinde sadece N, P2O5 ve K2O diye bir şey yoktur ve bitkiler hiçbir zaman topraktan kökleri ile azotu N halinde, fosforu P2O5 halinde ve potasyumu K2O halinde almazlar. Ülkemizde kullanılan azotlu gübrelerde azot amonyum (NH4), Nitrat (NO3) ve Üre (NH2CONH2) halinde; fosforlu gübrelerde fosfor H2PO4 ve HPO4 halinde; potasyumlu gübrelerde potasyum K formunda bulunur. Bitkiler bu formdaki besin elementlerini (+) ve (-) elektrik yük kazanmış iyonlar halinde topraktan alırlar.

Topraktan havaya azot kaybı olur mu?

Toprak içine karıştırılmadan uygulanan azotlu gübrelerden özellikle Amonyum Sülfat ve Üre gübresinden amonyak gazı halinde azot kaybı olur. Bunun yanında toprak şartlarına bağlı olarak topraktaki bakteriler tarafından (denitrifikasyon bakterileri) enzimatik reaksiyon sonucu azot gazları (N2O – NO – N2) atmosfere geçerek azot kaybı meydana gelebilir.